Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,02
BIST 112.122
%0,11
Dolar 4,0455
%-0,03
Euro 4,9936
%0,04
Altın 174,94

82 defa okundu , kategorisinde, 14 Nis 2018 - 14:20 tarihinde yayınlandı

Sakarya Valisi Balkanlıoğlu, “Çocuklarımızın İstismara Maruz Kalması, Geleceğimizin Tehlikeye Girmesi Demektir”

Vali İrfan Balkanlıoğlu, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Sakarya Temsilciliğince düzenlenen “Çocuk İstismarının Nedenleri ve Koruyucu Önlemler Çalıştayı” açılış programına katıldı.

Best Western Premier Otel’de düzenlenen ve Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Vali Yardımcısı Bekir Dınkırcı, Söğütlü Kaymakamı Esengül Korkmaz Çiçekli, Serdivan Kaymakamı Muhsin Çatmadım, Erenler Kaymakamı Salih Karabulut, Karapürçek Kaymakam Vekili Elif Nur Yaman, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Mutlu Işıksu ile dernek üyelerinin katıldığı çalıştayda, çocuk istismarlarının tanımı ve sebepleri, istismarı önleyici tedbirler ve hukuksal boyutları değerlendirilecek.

Çocuk istismarlarının bugüne kadar hem çocuğa hem de ailesine zarar gelir, toplumsal utancı taşıyamazlar diye sanki istismara uğrayanlar ve aileleri kabahatliymiş gibi gizlenmeye çalışıldığını belirten Kadem Sakarya İl Temsilcisi Zehra Toçoğlu, bu konuda ilk olarak önleyici tedbirlerin oluşturularak böylesi düşüncelerin değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Hastalıklarla etkin mücadele edilmesi için öncelikle hastalığın teşhis edilmesi ve etkin tedavi yöntemlerinin uygulanması gerektiğini ifade eden Vali Balkanlıoğlu, “Bünyemiz hastalanınca zor ve pahalı bir süreç başlıyor, uzun uğraşlar gerektirdiği gibi acı da veriyor.  Farklı bir açıdan bakarsak, hiç hastalanmamak daha iyi aslında. Toplum hastalığı da, aynen insan bünyesi gibi teşhis edilemez ve etkin tedavi yöntemleri uygulanmazsa kötü boyutlara ulaşır. Bunların başında gelenler, kadına şiddet ve çocukların ihmal ile istismara uğramasıdır. Çocuklarımızın bu gibi durumlara maruz kalması, aynı zamanda geleceğimizin tehlikeye girmesi demektir. Toplumsal hastalıklar da, aynen diğer hastalıklar gibi koruyucu önlem ve tedbirlerle toplumumuzdan uzaklaştırılabilir, hiç hastalık yaşamadan müreffeh bir gelecek sağlayabiliriz. Ama bu iş gerçekten çok çaba gerektirir.

Çocuklar Allah’ın bize emaneti, sevgi ve ilgi bekleyen, geleceğimizin teminatıdır. Sevgili Peygamberimizin (SAV) hayatında da, çocuk sevgisine ilişkin sayısız örnekler var. Öksüz ve yetimlere, sahipsiz çocuklara ilişkin Kur’an-ı Kerim’de onlarca ayet var; onlara sahip çıkılması, koruyup gözetilmesi ve haklarının yenmemesi emrediliyor. Yetim hakkı çok ağır bir vebal olarak görülmüş. Ancak günümüz dünyasında, birçok çocuk yetim bırakılıp hakları yeniyor. Hatta organ mafyaları da boş durmuyor. Avrupa gibi gelişmiş ülkelere çocukların kaçırılıp ailelere evlatlık verildiği ve kendi dinlerine uygun yetiştirildikleri dâhil her şey söyleniyor. Hatta yaşlı ve ölmeye ramak kalmış kişiler için, ufacık bedenlerin organlarının alınıp bu insanlara takviye edildiği söyleniyor.

Bazı hastalık türlerinden sadece iğneyle, ilaçla tedavi olunur ama hastalığın erken teşhis edilmesi son derece önemlidir. Eğer ameliyat gerektiriyorsa, vücudu mahvedecek o muzır parçanın kesilip atılması lazım.

Bunun içindir ki, çocuk istismarcılarına asla taviz verilmeden hak ettikleri en ağır ceza verilmeli. Hasta ruhlu bu insanlar ufacık bedenleri, hiçbir kötülüğü anlamayan, sevgi ve ilgi bekleyen bu melekleri, cinsel obje olarak görebilecek kadar sapıklaşabiliyorlar. Bunlara karşı toplumumuzun elbette ki, tedbir alması lazım. Bu iş için akil ve bu işe kafa yoran insanlar, toplumsal duyarlılığı olan kişiler bir araya gelecek, bu hastalığa hiç yakalanmamak için koruyucu önlemleri konuşacak ve tartışacaklar. Hastalık şayet bünyeye girmiş ise uygulanacak tedavi yöntemi araştırılmalı. Aynı zamanda çocukların bu duruma maruz kalması karşısında deşifre olmadan suçluların adalet önüne gideceği bir mekanizmanın kurulma çalışmaları da devam ediyor, bu konuyu da iyi irdelemek lazım.

Özellikle en yakın aile bireylerinden birisi tarafından istismara maruz kalan bir çocukta onarılmaz yaralar açıyor. Melek gibi olan çocuklarımız dışarıda bir kötülüğe maruz kalırsa gelip ailesine sığınır da, ailesinden bir kötülük gelirse kime sığınacak bu çocuk? Bizzat sığınacağı kişilerden böylesi bir kötülük gören çocuğun psikolojisini çok iyi anlamak lazım.

Burada Milli Eğitim Bakanlığı ve rehber öğretmenlerine çok büyük işler düşüyor. Eğitim camiamız ve öğretmenlerimizin de, bu konuda son derece bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Çalıştığımız birçok yerde de şahit olduk, onların yardımı sayesinde birçok ihmal, istismar açığa çıktı ve o kişiler cezalarını çekerken çocuklarımız, yavrularımız da koruma altına alındılar. Çevresine gülücük dağıtan çocuğun bir anda sessizliğe gömülmesi ve içine kapanması, davranışlarında değişiklik olması, öğretmenlerin dikkatini çekiyor, birazcık üzerine gidildiği zaman çok korkunç şeyler ortaya çıkabiliyor.

Marmara Bölgesi Sakarya Haberi

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Kerim KANCA
Yorum Yaz