İstanbul’da 2017 yılında öz kızına cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen B.U.’nun (47) 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davaya, 15 yaşındaki mağdure A.U.’nun ifadesi damgasını vurdu.

” />Cinsel istismar davasında şoke eden ifade: Babama iftira attım

Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Çocuğun cinsel istismarı” suçundan 15 yıldan 40 yıla kadar hapis istemiyle hakim karşısına çıkan sanık baba B.U., “2016 yılının Şubat ayında 8. sınıfın ikinci döneminde kızımı okulun önünde kendisinden 8-10 yaş büyük biriyle yakaladım. Kızımla konuşmak istedim, çok sinirlenmiştim. Sorularıma ters cevaplar vermeye başladı.

Kızımı alıp eve götürdüm. Yaşının küçük olduğunu, ileride sevgilisi olabileceğini söyledim. Bana ‘Hayatıma karışma! Ben ne yaptığımı biliyorum’ dedi. Ben de bunun üzerine tokat attım, kızım odasına kapandı ve çığlık atmaya başladı. ‘Mahvedeceğim’ seni diyordu.

Sabah kalktığımda kızım odasında yoktu, evden kaçtığını düşündüm. Annesiyle sokakta aramaya başladık. Bir saat sonra telefon geldi. Karakola gittim. Kızıma şiddet uyguladığımı söylediler. Karakolda nasihatte bulundular, işlem başlatılmadı. Kızıma nasihat ettim; ‘Attığın her adımdan haberim olacak’ dedim, telefonunu elinden aldım.

‘Bana karışma!’ dedi. Kızım bu adamla tekrar görüşmeye başladığını gördüm. Adres değiştirmeye karar verdim. Okulunu yeni taşındığımız mahalleye aldırdım. Kızımın 2-3 gün okula gitmediğini öğrendim. Kızıma nerede olduğunu sordum; ‘O serseriyle mi gezdin?’ dedim. O da ‘Evet’ dedi. Sonra yeni okuluna devam etmeye başladı.

Bir süre sonra okuldan dönmedi annesi; ‘Camdan bakıyorum, gelmedi’ dedi. Annesiyle kızımı aramaya gittik, Kızım 2-3 sokak ötede yine o çocukla yakaladım. Zorla eve getirdim. Kızımı dövdüm. Diğer kızım ablasını dövdüğüm için bana nefretle bakmaya başladı. Sonra kızım bana küstü, 2 ay konuşmadı” dedi.

“KIZIMA HERHANGİ BİR CİNSEL İSTİSMARDA BULUNMADIM”

” />

Kızının okuldan kaçtığını ve ertesi gün karakoldan aldığını anlatan baba B.U., “Kızım arkadaşında kaldığını söyledi. Kızımla aramızda yine tartışmalar oldu. Kızım kardeşiyle birlikte öğretmene mektup yazmışlar.

Karakoldan beni çağırdılar. İfademi aldılar. Kızımın bu kadar iftiralar attığını bilmiyordum. Kızıma herhangi bir cinsel istismarda bulunmadım. Böyle bir şey asla olmamıştır. Olması da mümkün değildir” diye konuştu.

“BABAMDAN İNTİKAM ALMAK İSTEDİM. BABAMA İFTİRA ATTIM”

Mağdure A.U. ifadesinde, kendisinden yaşça büyük bir erkekle arkadaşlık yaptığını babasının kızdığını ve ardından okulunu değiştirdiğini belirterek, “Bu adamla görüşmeye devam ettim. Liseye başladım. Liseye başladığımda E. ile görüşmeye başladım. Babam da bunu duydu ve bana kızdı.

Babam bana ‘Hep böyle yapıyorsun diyerek beni okula göndermedi. Sınıfta kaldım. Daha sonra babamdan intikam almak istedim. Babama iftira attım. ‘İfadesi alınır serbest bırakılır’ diye düşündüm. Babam tutuklanınca da yaptığımın yanlış olduğunu öğrendim. Şikayetten vazgeçme dilekçesini kendim yazdım ve savcılığa verdim” şeklinde konuştu.

“EŞİM, KIZIMIN BAŞKALARIYLA GEZMESİ NEDENİYLE KIZIMA BAĞIRIYORDU”

Anne O.U. da kızının söz konusu olayı kendisine anlatmadığını belirterek, “Eşim, daha önce kızımın başkaları ile gezmesi nedeniyle kızıma bağırıyordu. Kızıma nasihat veriyordu.

Kızım bizi tersliyordu. Yaşının küçük olduğunu söylüyorduk. Ben sanıktan şikayetçi değilim” dedi.

SAVCI: BABANIN BERAATİNE VE TAHLİYESİNE KARAR VERİLSİN

Savcı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından ve sanığın üzerine atılı suçu işlemediği anlaşıldığından sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi talep etti.

Mahkeme heyeti, “Nitelikli cinsel istismar” suçundan sanık B.U.’yu iyi hal indirimi de uygulayarak 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı ve sanığın da tahliyesine hükmetti.

DAVA İSTİNAF MAHKEMESİNE TAŞINDI

Sanığın Avukatı Mehmet Fatih Yaşar da davayı İstinaf Mahkemesi’ne taşıdığını, hukuk biliminin yegane amacının adaleti tesis etmek olduğunu belirterek, “Cinsel suçlardan birini işleyen bir şahsa en ağır cezanın verilmesi konusunda farklı bir düşünce için de değiliz.

Yalnız cezanın suçu işlediği kesin ve net olan bir şahsa verilmesi gerektiğini söylüyoruz sadece. Diğer taraftan sanığın suçu işlediğine dair gerçekten dosyada her türlü şüpheden uzak inandırıcı deliller yok ise o şahsı tutuklu yargılamak da yargılamanın sonunda ceza vermekte yanlış.

Maalesef bazı hakim ve savcılar cinsel suçlar söz konusu olduğunda kadının beyanını yeterli sayıyor. Hatta ve hatta bazen sanığa ‘Şimdi neden durduk yere bu kadın sana böyle bir iftira atsın ki demek ki var bir şey? ‘ diye sorulduğuna şahitlik ediyoruz.

Diğer taraftan temel problem yanlış karar verdiğini bilerek sorumluluktan kaçmak isteyen hakim ve savcılar. ‘İtiraz edin Avukat Bey, biz böyle karar verdik ama süreyi kaçırmayın kesinleşmesin!’ diyen hakimler ve savcılar gördük.

Burada aslında bize söylenmek istenen şu; Biz bu cinsel davalarda kamuoyu tepkisi ya da farklı tepkilerden çekiniyoruz, müvekkiliniz suçsuz da olabilir ama suçsuz olduğuna karar verecek kadar cesaretli ve vicdanlı değiliz, bu sorumluluğu biz almak istemiyoruz, siz üst derece mahkemesine gidin onlar bu kararı versinler diye içlerinden geçirdiklerini hissediyor gibiyim.

Bizim olayımızda da benzer şeyler oldu. Babasına 1-2 gün gözaltında kalıp bırakılır bende intikamımı almış olurum düşüncesi ile iftira atan genç bir hata yapmış olabilir.

Mahkeme heyetinin verdiği kararın doğru olduğunu düşünerek verdiğine inanmıyorum. İstinafa gitsinler karar orada bozulsun tarzında bir yaklaşımla insiyatif almaktan uzak olduklarını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

https://ailevecocuk.net/

DHA