Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Rektör Prof. Dr. Ali Azar’ın 8 Mart Mesajı

650 defa okundu , kategorisinde, 07 Mar 2018 - 17:55 tarihinde yayınlandı
Halkın Nabzı

Rektör  Prof. Dr. Ali Azar’ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü İle İlgili Mesajı

Millet, değerler sistemi ile kurulu bir yapıdır ve kadın, bu yapıyı üreten vazgeçilemez bir unsurdur. Başta annelik sıfatı olmak üzere, toplumsal hayatta üstlendiği tüm vasıfları ile kadın, adeta bir sanatçı gibi tüm toplumsal yapıyı şekillendiren, ona rengini veren bir değerdir. Evet, kadın başlı başına bir değerdir ve toplumlar, değerler sistemi ile var olurlar ve varoluşlarını bu sistem içinde sürdürürler. Öyleyse kadının konumu tüm toplumun mahiyetini belirleyecek bir önem arz ediyor.

Bu yönüyle ailede, çalışma hayatında ve sosyal hayatta yer aldığı çoklu kimliği üzerinden kadın, toplumsal yaşamın ritmini ve nabzını belirliyor. Her insan bir anneden doğar ve temel kimliğini ondan alır.

Bu bilinçle ele aldığımızda kadının yeri ve konumu, o toplumun mahiyetinin en net göstergesidir. Kadın toplumsal yaşamı dengeleyen bir odak noktasıdır. Bu doğrultuda kadını metalaştıran yaklaşımların, değer odaklı değil, çıkar odaklı algılar üreterek toplumun bu denge halini zedelediğini ve bu yolla kadının itibarını ortadan kaldırırken toplumsal yapıyı da sarstığını söyleyebiliriz.

Kadına şiddet cehaletin en derin örneğidir ve ne yazık ki cehaleti tahsil üzerinden açıklamak da yetersiz kalıyor. Kadına şiddet, eğitim seviyesi üzerinden kategorize edilemeyecek bir mahiyet arz ediyor. Okuma yazması olmayandan, üst düzey eğitim görmüş kişilere kadar varan bir çevrede ortaya çıkan bu şiddeti cahillik göstergesi olarak ele aldık. Çünkü cahillik bilgi düzeyi ile değil, hakikati ve insanca davranışı ortaya çıkartacak davranışların gösterilip gösterilmediği üzerinden ortaya çıkan bir bilinç seviyesidir. Belirttiğimiz doğrultuda kadına şiddet uygulama noktasına düşmek, şiddet uygulayan kişinin eğitim seviyesi ne olursa olsun cehaletin en alt noktasıdır. Bu açıdan cehaletle mücadelede üniversiteler başta olmak üzere tüm eğitim kurumlarının, bilginin yanında bilinç düzeyini de yükseltecek yöntemler geliştirmesi büyük önem arz ediyor.Şunu asla unutmalıyız ki kadına verilen değerin en müşahhas karşılığını yüce dinimizde bulabiliriz. Peygamber Efendimiz bir Hadisi Şeriflerinde “Hanımlarınızı üzmeyin. Onlar, Allahü Teâlâ’nın size emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!” buyurmaktadır. Belki de artık, Sevgili Peygamberimizin “Cennet anaların ayakları altındadır.” hadisini, bilmekle yetinmeyip bu konunun derinliklerini tartışacak platformlar üzerinden, kadının yerine ilişkin böyle bir bilinç seviyesine yönelmeliyiz.

Bu gün vesilesiyle kadının, insanlık için önemini tekrar vurgulayarak tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Kerim KANCA
Yorumlara Kapalı

takipçi satın al instagram takipçi satın al instagram beğeni satın al twitter takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al takipci33.com
Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com